Değerli BEYSAD okur ve üyeleri,
Sizlerle buluştuğumuz bu yazıda, ister küçük ve orta, isterse büyük ölçekli olsun tüm vergi mükelleflerini yakından ilgilendirmesi sebebiyle 20.02.2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Sistemimize getirilen "Kanun Yolundan Vazgeçme" adlı düzenlemeye ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir.
20.02.2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, Vergi Usul Kanununun bahsi geçen 379 uncu maddesine ilişkin açıklamalar yer verilmiş, uygulamaya yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir. Tebliğ ile genel olarak, vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda mükelleflerin, istinaf veya temyiz başvuru süresi içerisinde kanun yolundan vazgeçmeleri hâlinde, verilen yargı kararının niteliğine göre İdare tarafından ihtilaflar sürdürülmeyeceğine, vergi ve/veya cezaların indirimli olarak tahakkuk edeceğine,tahakkuk eden vergilerin ve/veya cezaların vergiye ilişkin gecikme faiziyle süresinde ödenmesi hâlinde ayrıca indirim uygulanacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından, VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ'nin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1.maddesinde neden böyle bir müesseseye gereksinim duyulduğu şu ifadelerle açıklanmıştır:
"Söz konusu tarhiyat ve cezaların mükelleflerce yargı denetimine götürülmesi Anayasal ve kanuni bir hak olup, verilecek yargı kararına göre İdarece işlem yapılması da yine Anayasal ve kanuni bir gerekliliktir. Bununla birlikte, vergi yargısında istinaf ve temyiz yolu açık olan kararlar, bu kararlara karşı söz konusu kanun yollarının taraflarca kullanılması hâlinde kesin olma mahiyetini taşımamakta, yargılama süreci devam etmekte ve yargı mercilerince verilen kararlara göre nihai hâlini almaktadır.
Bu gelinen noktada Yargılama sürecinin sonuçlanmasını beklemeksizin tarhiyat ve cezalara ilişkin uyuşmazlıkların yargılama aşamasında da çözümlenmesini ve böylece İdare ile mükellefler arasında tarhiyat ve cezalara ilişkin çözüm ve uyumu her aşamaya yaymayı sağlayacak bir müesseseye ihtiyaç duyulmuştur.
Bu anlamda, İdare ile mükellefler arasında vergi ve cezalara ilişkin olarak ortaya çıkan ihtilafların yargı aşamasında da mükelleflerin tercihlerine bağlı olarak sonlandırılması, yargı mercilerinin iş yüklerinin azaltılması ile uyuşmazlık konusu vergi ve cezaların müessese kapsamında tahakkuku ve tahsilinin sağlanması amacıyla 7.12.2019 tarihli ve 30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 27 nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 379 uncu maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmek suretiyle vergi sistemimizde "Kanun yolundan vazgeçme" müessesesi ihdas edilmiştir."
Tebliğin düzenleme amacı ve kapsamı dikkate alındığında "Kanun yolundan vazgeçme" müessesesinin idare ve vergi mükellefi bakımından yararlı olacağı kuşkusuzdur.Bu müessesenin etkili olarak uygulanması ,vergi idaresi ve vergi yargısında birikmiş olan iş yükünü hafifletecek, bu kurumların daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlayacak, uzun zamandır ödenmesi beklenen vergi/cezalar tahsil edilerek ekonomiye kazandırılarak yatırıma dönüştürülecek ve böylece ekonominin güçlendirilmesine de katkısı büyük olacaktır.
Diğer taraftan ekonomik krizler nedeniyle mali açıdan gelirleri azalan ve artan borçlarla beraber vergilerini/cezalarını zamanında ödeyemeyen mükelleflere, istinaf ve temyiz aşamasında idare ile belli oranlarda indirimlerle anlaşma imkanı sunularak ekonomik anlamda bir rahatlama sağlanacak, istinaf ve temyiz aşamasında bu vergi ve cezaların tahsil edilebilme baskısı ortadan kalkacaktır.
Bilindiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin (4) numaralı bendinde "Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur." hükmü yer almaktadır. Ancak bu kural sadece ilk derece vergi mahkemelerinde açılan davalar için geçerli olup istinaf veya temyiz aşamasında olan davada ‘yürütmeyi durdurma kararı’ verilmedikçe verginin tahsili kendiliğinden durmaz. Bu durumda kanun yollarına başvurmuş ancak yürütmeyi durdurma kararı alınmayan dosyalarda idare, mükelleften vergi ve/veya cezaların tahsili için mükellefler hakkında haciz uygulayabilecektir. Haciz tehdidi ile karşı karşıya kalan mükellefler için "Kanun yolundan vazgeçme" müessesinin işletilmesi faydalı olacaktır.
“Kanun Yolundan Vazgeçme Kapsamındaki Kararlar" başlıklı 3.maddesinde; "Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) kanun yolundan vazgeçme kapsamındadır." Düzenlemesi ile kanun yolundan vazgeçme müessesinden yararlanabilecek kararlar sayılmıştır.
"Kanun Yolundan Vazgeçme Müessesesinden Yararlanmak İçin Şartlar" başlıklı 4.madde ile kanun yolundan vazgeçme müessesesinden yararlanabilmek için gerekli şartlar tek tek sayılmış bu şartların birlikte gerçekleşmesi şartı aranmış, başvuruların mükellef için geçerli olan istinaf ve temyiz süreleri içerisinde yapılması gerektiği, bu sürelerden sonra yapılan başvurular için 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükümlerinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.
Tebliğ’in "Kanun Yolundan Vazgeçmeye İlişkin Örnekler" başlıklı 8.maddesinde ise vergi ve/veya cezaların indirimli olarak nasıl tahakkuk edeceğine, tahakkuk eden vergilerin ve/veya cezaların vergiye ilişkin gecikme faiziyle süresinde ödenmesi hâlinde nasıl ve ne tutarda indirim uygulanacağına ilişkin çeşitli örnekler verilerek uygulamada taraflara yol gösterilmiştir.
Tebliğ’in "Diğer Hususlar" başlıklı 9.maddesinde,"İstinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilemeyecek ve bu alacaklar için icra takibi yapılamayacaktır." düzenlemesi yer verilmiştir.
Kanımızca bu düzenleme çok yerinde olmuştur. Zira, İstinaf ve temyiz yolundan vazgeçerek İdare ile anlaşarak ödeme yapacak olan mükellefe ayrıca yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ilerini yüklemek adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı gibi, Kanun Yolundan Vazgeçme Müessesesinden yararlanmak isteyen ancak ekonomik anlamda zorda olan mükelleflerin bu müesseseden yararlanamaması sonucunu doğurabilecektir.
Son olarak bu Tebliğ 1.1.2020 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.
Av. Filiz Tahmaz Rifaioğlu tarafından kaleme alınan bu makale, BEYSAD Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği'nin E-Dergisi'nde yayımlanmıştır. Dergiye bağlantıdan erişebilirsiniz: https://www.beysad.org.tr/tr/e-derg
Detaylı bilgi için;
PDF olarak indirinVergi / Cezalarında ‘Kanun Yolundan Vazgeçme’